20. yüzyılın en etkili eleştirmenlerinden biri olarak kabul edilen Kanadalı edebiyat teorisyeni Northrop Frye’ın The Educated Imagination (Hayal Gücünü Eğitmek) kitabı aslında 1962’de Canadian Broadcasting Corporation (CBC) için verilen altı radyo konferansının metinlerinden oluşuyor ve edebiyatın toplumdaki işlevini oldukça yoğun ama erişilebilir bir şekilde tartışıyor. Altı bölümün başlıkları şöyle: Metafor Saiki, Şarkı Söyleme Okulu, Zamana Dalmış Devler, Rüya Âleminin Anahtarları, Âdem’in Dikeyleri ve Belagat Uzmanlığı. Başlıkları burada anmamın nedeni yazarın başlık seçimindeki inceliğine dayanıyor. Şöyle diyor yazar: Buradaki altı konuşmanın da başlığını bir edebiyat eserinden aldım. Bu bölümün başlığı Wallace Stevens’ın bir şiirinden alınma: “Metafor Saiki” (s. 22). Yazar, bölümleri başlıklandırmadaki bu tavrıyla “hayal gücümüzü” eğiten unsurun edebiyat olduğunu böylelikle en başta ortaya koymuş oluyor.
Frye’ye göre edebiyatın temeli hayal gücüdür (imagination). Ancak ona göre bu, bireysel bir hayal kurma eylemi değildir aksine kolektif kültür tarafından şekillenen bir mit ve semboller sistemidir. Zira insanlar dünyayı yalnızca bilgiyle değil, hikâyelerle anlamlandırır. Öte yandan mitler, efsaneler ve anlatılar edebiyatın temel yapısal kalıplarını oluşturur. Bu nedenle edebiyat, kültürel bilinçaltının bir haritası gibidir.
Frye’nin önemli kavramlarından biri edebiyatın alternatif bir dünya kurmasıdır. Günlük dil bilgi iletebilir ancak edebî dil olasılıkları ve insan deneyimini genişletir. Edebiyat, gerçek dünyayı kopyalamaz aksine “olması mümkün olan” dünyaları üretir. Bu nedenle edebiyat, ahlaki hayal gücünü geliştirir ve toplumun kendini yeniden düşünmesini sağlar. Kitabın başlığı da kanımca buradan gelir. Zira Frye’ye göre eğitim sistemi çoğunlukla; bilgi, teknik beceri ve uzmanlık üzerine kuruludur. Ama hayal gücü eğitimi olmadan toplum hem eleştirel düşünemez hem de propaganda ve ideolojiye daha açık hale gelir. Dolayısıyla edebiyat eğitimi, Frye’ye göre demokratik toplum için kritik bir araçtır.
Öte yandan Frye, edebiyatı doğrudan propaganda olarak görmez. Ancak edebiyat, ona göre mevcut toplumsal düzeni, ideolojileri ve güç ilişkilerini dolaylı biçimde sorgulayan bir alandır. Bu yüzden edebiyat, insanların daha iyi bir toplum hayal edebilmesini sağlayan unsurdur. Ayrıca Frye’ye göre edebiyat, “Gerçekliği anlatmaz; gerçekliği yeniden düzenler.” Bu yüzden iyi bir okur; metnin yapısal kalıplarını, mitik arka planını ve sembolik sistemini görmeyi öğrenir.
Frye’nin; İnsan neden edebiyat çalışır?Bizi daha iyi düşüncelere, daha incelikli duygulara götürebildiği ya da olduğundan daha iyi bi hayat yaşamamıza yardımcı olduğu için mi? gibi sorulara cevap aradığı bu altı konferans metninden oluşan eseri edebiyatın inceliklerini keşfetmek isteyen okurlara önerimdir.

