Büyük Ev

Muhammed Dib

Neden başkaldırmıyorlar? Korkuyorlar mı? Neden korkuyorlar?


Büyük Ev
Muhammed Dib’le tanışma kitabım oldu. Tlemsan’daki o daracık, havasız, yoksulluk içindeki Dar-Sebitar’da geçen hikâye, okurken resmen içime çöktü. Açlık, yoksulluk, adaletsizlik… Bunlar romanda kuru bir arka plan olmakla kalmayıp evin duvarlarına, konuşmalara, ilişkilerin içine kadar işliyor. Zaman zaman kendimi o kalabalık odalarda, o sıkışmışlığın içinde hissettim.

En çok da çocuk karakter Ömer sarstı beni. Hatta yer yer kendimi onda gördüm diyebilirim. Yaşadığı hayatla ilgili sorduğu sorular, dünyaya ve büyüklerin kurduğu düzene karşı içten içe geliştirdiği o sorgulayıcı tavır beni ne de çok etkiledi! Yoksulluğu, haksızlığı “olan olmuş” diye kabullenmek yerine, “neden böyle?” diye kurcalayan bir çocuk Ömer. Onun kırılgan ama inatçı bakışı roman boyunca kendini hissettiriyor. Bir çocuğun gözünden hayata bakmak, bazen yetişkinlerin bütün cümlelerinden daha sarsıcı olabiliyormuş.

Büyük Ev yalnızca Cezayir’deki yoksulluğu anlatan bir anlatıdan ibaret değil elbette. Çocukluğun kırılganlığını, insanın sıkışmışlık hissini ve buna rağmen içinden gelen soruları susturmama hâli bütünüyle. Dib’in dili ise bu ağır dünyayı süslemeye çalışmadan, olduğu gibi ama çok içe dokunan bir yerden anlatıyor.

Tür

Ülke

Cezayir

Çevirmen

Mine Küpçü

Puan

Okuduğum Tarih

Kasım 2025