
Küçük Bir Sanat
Kate Briggs
Barthes’ın İngilizce çevirmeni Kate Briggs, Küçük Bir Sanat (A Little Art) adlı eserinde çeviri deneyimini en ince ayrıntısıyla okura aktarıyor. Briggs, çeviriyi hız, üretkenlik ya da teknik ustalıktan çok dikkat, tekrar ve sabır üzerinden düşünmeye çağırıyor.
Briggs, çeviriyi “küçük bir sanat” olarak adlandırırken elbette onu küçültmek gibi bir niyetle yapmıyor bunu tam aksine, çeviriyi abartılı yaratıcı bir deha söyleminden kurtarıyor. Briggs’e göre çeviri parlak bir performans değil de çoğu zaman görünmez kalan, hakkı teslim edilmeyen bir eylem olmaktan ibaret kalıyor. Bir cümlenin başında durup beklemek, bir kelimeyi defalarca tartmak, anlamın etrafında dolaşmak… kitap boyunca bu yavaşlık kendini hissettiriyor.
Briggs, ayrıca çevirmenin metinle kurduğu ilişkiyi neredeyse etik bir ilişki gibi ele alıyor; metni sahiplenmeden ama ondan da kaçmadan… Sadakat meselesini de bu bağlamda yeniden düşünmek mümkün. Briggs için sadakat, kelime kelime eşdeğerlik olmasından ziyade metne karşı sürdürülen dikkatli bir yakınlık olarak tebârüz ediyor. Ona göre çevirmen, yazarı taklit eden bir gölge olmanın ötesinde aşırı dikkatli bir okur olmayı hedeflemeli.
Yazarın bu yaklaşımı elbette çeviriyi teknik bir aktarım problemi olmaktan çıkarıp hermenötik bir deneyime dönüştürüyor.
Briggs’in metni çevirmenin çoğu zaman anlatılmayan iç dünyasına da açılıyor. Bu minvalde, çevirmenin zihnindeki tereddütler, vazgeçişler, geri dönüşler örtbas edilmiyor, bilakis faş ediliyor.
Öte yandan, yazar çeviriyi akademik düzlemde tartışanlar için kavramsal şemalardan ziyade deneyim merkezli bir düşünme biçimi sunuyor. Son tahlilde, Küçük Bir Sanat çeviri üzerine yazılmış klasik kuramsal metinlerden farklı olarak, “deneme formunda düşünme” pratiği sunuyor. Briggs’in yaptığı şey, çeviriyi teknik aktarım meselesi olmaktan çıkarıp zaman, dikkat, sadakat, yakınlık ve okuma edimi üzerinden yeniden düşünmek.
